10 Mart 2010 Çarşamba

Faşo Ağa

Bu da bizim faşo ağamız. Kendisi salonun başköşesindeki rafta durup, oradan bana kötü kötü bakıyor:)

Daha önce yaptığım heykelcikte içini boşaltma kısmından pek hazzetmediğim için, bunu yaparken farklı bir teknik kullandım. Öncelikle çamuru masaya vurarak dikdörtgen form verdim. Sonra çamurun ortasından bir çıta geçirdim. Çıtanın iki tarafından yuvarlamaya başladım. Böylece çamur yuvarlak bir form alırken içi de boşalmış oldu. Vazo yaparken bu teknik çok işe yarayabilir;)

Çamur istediğim kalınlıkta olunca, ortanın biraz yukarısından elle sıkarak boyun kısmını oluşturdum. Alt tarafını elimle yanlara doğru açtım. Omuz kısmı çok dar olduğundan, yanlara çamur ekledim. Arkadan öne doğru (parmak izlerim çıkacak şekilde) çamuru yaydım ve bu şal görüntüsü vermekle kalmayıp, omuzlara hacim kazandırdı. Kafasını yapmak için ise ellerimle ve ıslak sünger yardımıyla çamuru toparladım. Kafasının üstünü açık bıraktım. Kaşlarının çıkıntısını yapmak için çamuru içeriden parmaklarımla ittirdim.
En son kafasının tepesine şapka yapıp, sulandırılmış çamur yardımıyla yapıştırdım. Genel hatlarıyla form oluştuktan sonra, bıyık, kulak, gözler, yaka vs yapmak çok kolaylaştı.

Bisküvi fırınlamasından sonra öncelikle mat siyah sırla tamamen sırladım, daha sonra üstten nemli süngerle silerek sadece dokularda siyahlık kalmasını sağladım. Sadece şal, saç, bıyık ve şapkayı renklendirdim. Böylece sonradan renklendirme siyah beyaz filmler gibi oldu, ağamız da o filmlerin sert kabuğunun altında altın gibi kalp taşıyan baş karakteri...

Hiç yorum yok: