6 Mayıs 2011 Cuma

Rahat bıraksınlar bizi ve sanal alemleri!

Blogların başına gelenleri hepimiz biliyoruz, borsayı takip eder gibi bugün açık mı kapalı mı diye günlük takipte kaldık. İlk günlerin kızgınlığını, yılgınlık takip eder oldu. Açıkçası yazmak gelmedi içimden. Neyse ki bu arada az laf, çok iş yaptım. Bol bol bulut yapıyorum:) Sürprizi kaçmasın, sırlamaları tamamlanınca yayınlarım. Tabi blogların başına yine birşeyler gelmezse:(

25 Şubat 2011 Cuma

Kaçırılmaması gereken bir sergi

Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik bölümünün sergisi Mart ayı boyunca gezilebilir. Birbirinden başarılı sanatçıların sergisini özellikle İstanbul'da olanlar kaçırmasın!!!


5 Şubat 2011 Cumartesi

kirpi




Evimin başköşesinde durmasına rağmen buraya eklemeyi unuttuğum kirpiciğimi sizlerle tanıştırmak isterim:)

4 Şubat 2011 Cuma

Oldu da bitti:)






Günaydın,




Bu hafta oldukça keyifli ve yoğun geçti. Yeğenim sünnet oldu. Bir taraftan onu ziyaretler, bir taraftan uzaktan gelen akrabalar...Neyse, ben de ziyarete gelenler için minik bir hoşluk düşünüp, sünnet şekerleri yaptım. Tabii yumurta kapıya dayanınca böyle birşey yapmaya karar verince oldukça telaşe ve koşturmaca oldu.Pazartesi akşama kadar 100 tane balık yapıp, Salı günü Eminönü'nden kese ve şeker alışverişi (ve diğer işler için gerekli uzunca bir malzeme listem daha vardı elimde) sonrası yükümle sır almaya gittim. Sonrasında atölyeye gidip fırının kapağını açtım soğuması için. Çarşamba günü öğlene kadar sırlama yaptım. Sırlamayı daldırma yöntemiyle yaptım. Balıkların gözlerine dolan sırları temizleme işi için, çöp şiş kullandım. Ay yetişecek mi, ay bunlar fırından nasıl çıkacak korkularından sonra nihayet Perşembe öğlen balıklarım çıktı. Bu kadar kısa zamanda yapılan iş için bundan iyisi can sağlığı:) Öğleden sonra şekerleri ve balıklarını yerlerine yerleştirince böyle cicoş oldular.

15 Ocak 2011 Cumartesi

Yeni Takılar

Merhabalar,

Aslında yazın yaptığım takıları ancak tamamlayabildim.Seramik takı yapmak benim için inişli çıkışlı bir iş. Çamurdan şekil verirken çok eğleniyorum. Bisküvi fırınlaması bitince alıyor beni bir tasa. Ayy, ben bunlari ne renk yapsam diye karar kara düşünüyorum. Bu arada kolye uçları beni bir köşede bekliyor. Bir şekilde sırladıktan sonra, fırından çıkanları genelde pek beğenmiyorum. Bir köşeye atılıyorlar tekrar. Aradan uzunca bir süre geçtikten sonra takıya dönüştürmeye karar veriyorum. Bu aşama çok zevkli. Genellikle herbiri diğerinden farklı oluyor. En son çıkan sonuç genelde yüzümü güldürüyor.