Sıdıka Sibel Sevim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sıdıka Sibel Sevim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2017 Çarşamba

Kubadabad Rölyefler



Efendiim, Kadiköy HEM'de yaptığımız işler yavaş yavaş çıkmaya başladı.Oldukça el oyalayan ama çok zevkli bir form. Öncelikle Kubadabad sarayı çinilerinden uygulamak istediğimiz desenleri seçtik. Genellikle herkes kuşlu desenleri seçti, ben minyatür desenlerine benzediği için bu adamcıkları yapmaya karar verdim. Bilgisayardan istediğimiz büyüklükte deseni çıkardıktan sonra eskiz kağıdına geçirdik. Negatifini alabilmek için tersinden keçeli kalemle geçtik. Sonra bu yüzeyi çamurun üstüne yapıştırıp desenin çıkmasını sağladık. Keçeli kalem izi bir süre sonra uçtuğu için, çizgilerin üstünden çöp şiş ucuyla geçmek zorunda kaldım.

Deseni uygulama işi bittikten sonra çamur ekleyerek kabartmaları yaptık, modelaj aletleriyle ve süngerden bolca yararlanarak şekillendirdik. Ama bu kadar detaylı bir rölyefte bence en büyük püf noktası yumuşak, kısa küt uçlu ve ıslatılmış fırça kullanmak. Bu fırça yardımıyla küçük girintileri temizleyip pürüzsüz hale gelmesini sağlayabilirsiz. Yalnız, fırça fazla ıslak olursa çamur balçıklaşıyor. O yüzden fırçayı ıslattıktan sonra bir süngere ya da beze değdirerek suyun fazlasını alabilirsiniz.


Bisküvi fırınlamasından sonra, tabletleri nemli bezle güzelce temizleyip. Sıraltı boyasıyla boyadık. Sıraltı boyaması oldukça ustalık istiyor. İlk defa deneyecekseniz, önce düz plakalarda çalışıp elinizi eğitmenizi öneririm. Burada önemli olan yüzeye fırçayı sürtmeden, fırçanın ucuyla boyayı gezdirmek. Hatta Sıdıka Sibel Sevim, kitabında, 1 kaşık toz sıraltına 1 damla gliserin eklersek fırçanın daha kolay kayacağını söylüyor. Bir dahaki sefere deneyeceğim:)Biz samur fırçaların sentetiğinden kullandık. Daha sonra pistole ile sırladık.


Bu tabletleri alt alta iplerle asmayı düşünüyorum. Hatta tabletlerin içindeki narlar, balıklar ve yaprakların minyatürlerinden yaptım iplere asmak için ama henüz pişmediler, tamamlanmış hallerini de unutmazsam yayınlarım. Fakat, fotoğraf çekmedeki başarısızlığım yüzünden tabletler oldukça yamuk gözüküyor, gerçek halleri daha iyi:)

25 Şubat 2011 Cuma

Kaçırılmaması gereken bir sergi

Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik bölümünün sergisi Mart ayı boyunca gezilebilir. Birbirinden başarılı sanatçıların sergisini özellikle İstanbul'da olanlar kaçırmasın!!!


28 Nisan 2010 Çarşamba

İlk torna ve sıraltı denemem


Eee, her zaman sonuç başarılı olmuyor. Biraz da patlak işleri paylaşmakta yarar var:)
Öncelikle tornadan başlayayım. Torna oldukça zevkli ama bir o kadar da zor ve pis bir iş. Bu alanda uzmanlaşmak için pislik kaldırır bir atölyeniz, sabrınız ve yeteneğiniz olması gerekiyor. Çamurunuzda hiç hava kalmaması çok önemli. Daha sonra çamuru merkeze almayı becermeniz gerekiyor ki yalpalamasın. Bunda genellikle zorlanılıyormuş, bana o kadar zor gelmedi. Bence asıl nokta duracağınız yeri farkedebilmekte. Çünkü çamurla oynarken bir form yakalıyorsunuz fakat inceltmek veya uzatmak istediğinizde kopmalar oluyor. Deneyimliler bu noktayı 'işi zirvedeyken bırakmak' diye ifade ediyorlar. Asıl ustalık ne zaman zirvede olduğunu anlamak bence...Mesela ben uzun bir vazo yapmak isterken, tepesi koptuğu için mumlukla yetinmek zorunda kaldım:(
Gelelim sıraltına...Sıraltı ve sır üstü boyamaları ayrı ayrı fırınlamak gerekiyor. Ya da sıraltı uyguladıktan sonra üzerine pistole ile sır geçmek gerekiyor. Benim gibi ikisini de fırça ile yapıp, ayrı ayrı fırınlamazsanız, sıraltı boyalarının üstüne şeffaf sır geçince sıraltı dağılıyor. Buradaki hatamı, Prof. Sıdıka Sibel Sevim'in 'Seramik Dekor ve Uygulama Teknikleri' kitabını okuyunca anladım. Çok faydalı bir kitap, tavsiye ederim.