18 Mayıs 2017 Perşembe

Yine mi kelebek:)


Kadıköy HEM'de seramik kurslarına devam ettiğimden bahsetmiştim. Orada yaptığımız işleri bahara doğru sırlayacağız, şimdilik sırsız halini paylaşıyorum. Yanda gördüğünüz tabağı 2 farklı çamurla , sucuk ve toplarla yaptım. Büyükçe bir kase alıp, içini poşetle kapladım. Sucuklarımı, toplarımı ve dolma fıstıklarımı hazırlayıp, tabağın içine yerleştirdim. Sonrasında içini balçıkla sıvadım. Çamur çektikten sonra kaseden çıkarıp, dışarıdan düzeltmelerini yaptım.

5 Nisan 2017 Çarşamba

Tornadan seçkiler










Bunlar da tornada yaptığım işlerden küçük bir seçki. Yeni işler çıktıkça yayınlamaya devam:)

8 Mart 2017 Çarşamba

Tarçın - Heykel

Efendiim, sizi köpeğim Tarçınla tanıştırayım. Kendisi bir İngiliz-İspanyol Cocker Spaniel. Dışarı çıktığımızda böyle oturup kedileri keser. Fırsatını bulduğunda da başlar kovalamaya.

Şimdi gelelim teknik konulara. Heykel yaparken genellikle şamot kullanılıyor. Çünkü diğer çamurlara oranla daha yumuşak olduğu için şekillendirmesi nispeten daha kolay oluyor. Öncelikle çamuru döverek kabaca heykelin formunu verdim. Sonrasında elle ve yontma/oyma aletleri ile heykelimin şeklini oluşturdum. Daha sonra fön makinası yardımıyla heykeli biraz kuruttum. Kuruttuktan sonra heykeli ortadan ikiye böldüm ve içini mümkün olduğunca (bacakların içlerini bile!!) oyarak boşalttım. Bunu yapmamızın nedeni nispeten ağırlığını azaltmak ve fırında patlamasını engellemek. Boşaltma işlemi bittikten sonra parçaları birleştirip, son düzeltmeleri yapıp bıraktım kurumaya. Sonrası artık bildiğiniz gibi devam ediyor. 900 derecede pişti. Bisküvi fırınlamasından sonra tamamen siyaha boyayıp sonra üstten nemli süngerle sildim. Çentiklerde siyah etkisi kaldı, tekrar fırına girdi. 1040 derecede pişti. Bu kadar hafifletmeme rağmen hala biraz ağır:)

25 Şubat 2011 Cuma

Kaçırılmaması gereken bir sergi

Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik bölümünün sergisi Mart ayı boyunca gezilebilir. Birbirinden başarılı sanatçıların sergisini özellikle İstanbul'da olanlar kaçırmasın!!!


5 Şubat 2011 Cumartesi

kirpi




Evimin başköşesinde durmasına rağmen buraya eklemeyi unuttuğum kirpiciğimi sizlerle tanıştırmak isterim:)

4 Şubat 2011 Cuma

Oldu da bitti:)






Günaydın,




Bu hafta oldukça keyifli ve yoğun geçti. Yeğenim sünnet oldu. Bir taraftan onu ziyaretler, bir taraftan uzaktan gelen akrabalar...Neyse, ben de ziyarete gelenler için minik bir hoşluk düşünüp, sünnet şekerleri yaptım. Tabii yumurta kapıya dayanınca böyle birşey yapmaya karar verince oldukça telaşe ve koşturmaca oldu.Pazartesi akşama kadar 100 tane balık yapıp, Salı günü Eminönü'nden kese ve şeker alışverişi (ve diğer işler için gerekli uzunca bir malzeme listem daha vardı elimde) sonrası yükümle sır almaya gittim. Sonrasında atölyeye gidip fırının kapağını açtım soğuması için. Çarşamba günü öğlene kadar sırlama yaptım. Sırlamayı daldırma yöntemiyle yaptım. Balıkların gözlerine dolan sırları temizleme işi için, çöp şiş kullandım. Ay yetişecek mi, ay bunlar fırından nasıl çıkacak korkularından sonra nihayet Perşembe öğlen balıklarım çıktı. Bu kadar kısa zamanda yapılan iş için bundan iyisi can sağlığı:) Öğleden sonra şekerleri ve balıklarını yerlerine yerleştirince böyle cicoş oldular.

15 Ocak 2011 Cumartesi

Yeni Takılar

Merhabalar,

Aslında yazın yaptığım takıları ancak tamamlayabildim.Seramik takı yapmak benim için inişli çıkışlı bir iş. Çamurdan şekil verirken çok eğleniyorum. Bisküvi fırınlaması bitince alıyor beni bir tasa. Ayy, ben bunlari ne renk yapsam diye karar kara düşünüyorum. Bu arada kolye uçları beni bir köşede bekliyor. Bir şekilde sırladıktan sonra, fırından çıkanları genelde pek beğenmiyorum. Bir köşeye atılıyorlar tekrar. Aradan uzunca bir süre geçtikten sonra takıya dönüştürmeye karar veriyorum. Bu aşama çok zevkli. Genellikle herbiri diğerinden farklı oluyor. En son çıkan sonuç genelde yüzümü güldürüyor.